G-0CHRDEYELX
Son yıllarda Körfez'de dikkat çeken bir değişim var. Nereye baksanız yeni bir kafe açılıyor. İlçeye ayrı bir renk, farklı bir hava kattıkları da bir gerçek. Üstelik bunu söylerken önyargılı değilim. Ben de zaman zaman bu mekanlarda oturuyor, dostlarımla buluşuyor, görüşmelerimi kafelerde yapıyorum.
Son yıllarda Körfez'de dikkat çeken bir değişim var. Nereye baksanız yeni bir kafe açılıyor. İlçeye ayrı bir renk, farklı bir hava kattıkları da bir gerçek. Üstelik bunu söylerken önyargılı değilim. Ben de zaman zaman bu mekanlarda oturuyor, dostlarımla buluşuyor, görüşmelerimi kafelerde yapıyorum.
Yani mesele kafeler değil.
Asıl mesele, kafelerin nasıl kullanıldığı ve ortaya çıkan sosyal tablo.
Ekonomik olarak zor günlerden geçtiğimiz bir dönemdeyiz. Gelirler düşüyor, alım gücü azalıyor, insanlar temel ihtiyaçlarını bile hesaplarken; buna rağmen kafelerin her gün tıklım tıklım dolu olması ilk bakışta büyük bir çelişki gibi görünüyor.
Aslında bu durum yalnızca Körfez'e özgü değil. Uzmanlar uzun zamandır şunu söylüyor: Ekonomik sıkıntılar arttığında insanlar pahalı tatillerden, büyük harcamalardan vazgeçiyor ama sosyalleşme ihtiyacından vazgeçemiyor. Bir kahve içmek, dışarıda birkaç saat geçirmek, psikolojik olarak nefes almanın en ulaşılabilir yollarından biri haline geliyor.
Bu yüzden kafelerin dolu olması tek başına ekonominin iyi olduğu anlamına gelmiyor.
Fakat benim dikkat çekmek istediğim konu bambaşka.
Bugün birçok kafeye girdiğinizde saatlerce tek bir kahveyle oturan, çevresini rahatsız eden, yüksek sesle konuşan, taşkınlık yapan gruplarla karşılaşabiliyorsunuz. İş görüşmesi yapanlar, ders çalışanlar ya da gerçekten dinlenmek isteyen insanlar elbette var. Ancak bunların sayısı, rahatsızlık oluşturan kalabalığın yanında ne yazık ki oldukça az kalıyor.
Daha da üzücü olanı ise zaman zaman bu mekanlarda yaşanan tartışmalar, kavgalar ve güvenlik sorunları. Hepimiz bunlara az çok şahit oluyoruz. Belki yüksek sesle konuşmuyoruz ama yaşananları da görmezden gelemeyiz.
Burada en büyük sorumluluk işletme sahiplerine düşüyor.
Bir kafenin görevi yalnızca kahve satmak değildir. Aynı zamanda müşterilerine huzurlu, güvenli ve saygılı bir ortam sunmaktır. Bunun için salon hakimiyetinin güçlü olması, personelin masaları takip etmesi ve taşkınlık oluşturan davranışlara zamanında müdahale edilmesi gerekir.
Çünkü birkaç kişinin kontrolsüz davranışı, onlarca müşterinin o mekandan bir daha gelmemek üzere ayrılmasına neden olabilir.
Körfez büyüyor. Yeni işletmeler açılıyor. Bu gelişim hepimizi mutlu ediyor. Ancak nicelik kadar nitelik de önemlidir. Daha fazla kafe açılması güzel ama bu mekanların ailelerin rahatça oturabildiği, gençlerin huzur içinde vakit geçirebildiği, insanların sohbet etmekten keyif aldığı alanlar olarak kalması çok daha değerlidir.
Ben kafelere karşı değilim.
Tam tersine, Körfez'in sosyal hayatına katkı sunduklarını düşünüyorum.
Ama artık sadece dolu masalara değil, o masalarda oluşan ortama da bakmamız gerekiyor. Çünkü bir ilçenin gelişmişliği, sadece açılan işletme sayısıyla değil; o işletmelerde hissedilen huzur, saygı ve güven ortamıyla ölçülür.
Yorumlar